29 Temmuz 2013 Pazartesi

Küf

Köksüz ağaçlarımı söktüm, ellerimi çözdüm ve tırnaklarımla bulutlara tırmandım. Mavi’de kayboldum, biraz deniz, biraz gök, biraz toprak, biraz kök ve köklerimi ağaçlarıma bağladım. Çul gibi, çaput gibi. Zihnimde yaradılışıma dair deli sorular, hepsi birer maymuncuk. Zihnim serilmiş masama, zihnim sözlük, zihnim küf. Kazısam altından yıldızlı bir gökyüzü çıkar ama benim aslında tesadüflerim var, cahilce cesaret ettiğim maceralarımla eş zamanlı. Kabiliyetim var sırsızlığa, önüm arkam sağım solum köle, saklanmıyor töre, katlanıp sandıklara konulmuyor bela, yarımdan tam, susunca haklı, gidince farklı olunmuyor. Bazen kelimelere gerek duyulmuyor. Bazen ne söylesen az kalıyor. Göz gözü görmeyince, gönül buna katlanmıyor. Bilemeyeceğimiz kadar çok sayıda bilinmeyen arasından, en bilinmezi seçip, yedi kat göklerde kanat çırpan hayallerin  peşinden asırlar boyu koşulmuyor... (Devam edecek)