Eveeeet. Türk erkekleri hakkında yazdıklarımın üzerinden
neredeyse üç ay geçmişken ve ortalık biraz yatışmışken sıra kadınlarımıza
geldi. :) Ne yani ben bilmiyor muyum nasıl varlıklar olduğumuzu ve türümüzün
bir benzeri olmadığını ya da belki de bütün kadınlar olarak aynı olduğumuzu. (Bundan pek emin olamadım.) Ben mükemmeliz dememiştim zaten. Sadece erkekler
kendilerine bir baksın sonra konuşalım istemiştim ama bir tane erkekten bile nezaket
dolu bir geri dönüş almadım :) ve buna nedense hiç şaşırmadım :) Hatta sayelerinde
yazdıklarım tasdiklendiği için sevindim bile.
Haydi, şimdi eğri oturup doğru konuşalım kızlar ve şöyle bir
arkamıza yaslanalım. Gereksiz alınganlık yapmadan, her cümleden kendimize pay
çıkarmadan, eleştirilmekten gocunmadan bir bir sayalım Türk kadınının
özelliklerini.
Türk kadını, erkeğinin
- Esmer olmasını
- Kılsız ve kaslı olmasını
- Ayda en az 4000 lira (en fazla için bir üst sınır yok) kazanmasını
- Sarışın olmamasını,
- Sportif ve karizmatik olmasını,
- Hem maço hem efendi, hem anlayışılı ve modern, hem geleneksel ve tutucu, hem eğlenceli hem ağırbaşlı, hem gezmeyi seven hem evcimen bir adam olmasını
- Mutlaka arabasının olmasını
- Kültürlü olup ukalalık etmemesini
- Sürprizlere bayılmasını (tabii ki kadınına yaptığı sürprizlere) yani bir başka deyişle kadınını şımartan bir erkek olmasını
- Alışverişe kendiyle gelmesini ve sonsuz saatler boyu şikayet etmeden yanında durmasını
- Adamın yatakta 10 erkek gücünde, adonisli, baklava karınlı, trisepsli, bisepsli bir biskolata erkeği olmasını isteyen eşine de benzerine de dünyanın birçok memleketinde sıkça rastlanan bir canlı türüdür.
Ayrıca Türk kadını
- Her erkeğin kendisini yatağa atmaya çalıştığını sanan
- Düzenli aralıklarla başı ağrıyan
- Ayın belli bir kısmında regl sancısı çeken, diğer bir kısmında regl öncesi ve sonrası sendromu yaşayan
- Oturduğu kafedeki bütün kızları erkeklerden daha çok dikizleyip sonunda hepsini "kezban, kaşar ya da varoş" ilan eden
- Muhitine göre türler arası birtakım farklılıklar gösterip Bağdat Caddesi'nde Louis Vuitton ya da Michael Kors çantayı özenle vücuduna 90 derecelik açıyla tuttuğu koluna yerleştiren, daima sarı ve 9864646 metre olan saçını deli Şaziye gibi kabartan, Taksim'de yırtık pantolan ve ağızda sigarayla asi kız triplerine giren, saçından kızıl boyayı eksik etmeyen,
- Sevgilisinin yanında salata, eve gidince 3 Big Mac menüyü nefes almadan 10 dakika içinde tüketen
- Her pazartesi diyete başlayıp her pazartesi akşamı bozan
- Bana bir şey olmaz deyip rakıyı diken ve erkek arkadaşının kucağına kusan
- Kendini Rus ve Ukraynalı kadınlarla aşık atmak zorunda hisseden, Anadolu genleri taşıdığını kabul etmeyip simsiyah kaşlarına rağmen kafayı platin sarıya boyatan
- Sıkıcı, sıradan ve alışılagelmiş hediyelerden hoşlanmayan
- Sevgilisi telefonu açmadığında 5876303 kere daha arayıp, 6876520231 tane whats app mesajı atan
- Kızlarla rakı balık yapmaya çıkmak için sevgilisinden izin alıp bütün gece erkeklerden konuşan fakat her şeyden önemlisi
"Adamın kalbine giden yola gerekirse mayın döşemeyi de, kendini bilmez erkeklere haddini bildirmeyi de çok iyi bilen, elinden her iş
gelen, hem çocuk hem kariyer yapabilen, çalışkan, özverili, sağduyulu,
merhametli ve fakat maalesef ki 21. Yüzyılda bile Türk erkeğinden şiddet gören, itilen,
kakılan, cinayetlere kurban giden, narin, duygulu, sevgi dolu, bir türlü
kıymeti bilinememiş çok özel bir canlı türüdür."
Canım ülkemin, canım kadınlarının son zamanlarda maruz kaldığı ya da bizim son zamanlarda daha sık haberdar olduğumuz vahşeti görmezden gelip de burada oturduğum yerden onlara ağzıma geleni sayamam, saymam. Zaten bu kadar masum hatalar dışında da başka hiçbir eksiğini bulamıyorum kadının. Kadına "kadın" demeye bile dili varmayan "bayan" deyip duran, saydığım ve sayamayacağım sayısız özelliğiyle beni her gün biraz daha çileden çıkartan erkekler kusura bakmayacaklar artık! Her ne yaparlarsa, erkeğe nasıl davranırlarsa davransınlar, şiddeti, öldürülmeyi hele ki katledilmeyi asla hak etmiyor hiçbiri. Sen de artık kendine gel ve eleştirip durmak yerine
KADINI SEV ve ELİNİ İNDİR!
