18 Nisan 2013 Perşembe

Sabit oran

Sabitim. Kıpırdamıyor, değişmiyor, dönüşmüyorum. Burdayım her zamankinden daha çok. Gitmiyor, düşmüyor, kalkmıyorsam da tırmanıyorum durduğum yerden en tepelere. Sabit zekaların, durmuş akılların hayatta kalmaya zorlandığı bir coğrafyadayım şimdi. Başıma üşüşenlerin üstünden hızla geçiyor ve düşüncelerimi aşağıya atıyorum. Sessiz durmak isterken, çığlık çığlığayım ve yakıyorum aklımı, silaha davranıyorum aniden, sığınarak deliliğe. Art arda ateş ediyorum gelmişime geçmişime. Delik deşik ediyorum tüm yaşanmış ve yaşanacakları. Var mı şu anın tekrarı, aynısı? Bir su aynı yataktan iki kez akar mı? Bu kız birine aynı şeyi iki kez soracak kadar saf mı? Sabit bir oranı var mı attığım fişeğin, yaktığım gemilerin? Tepesi üstü çakılan anlar mı suçlu kim? Suya yazı yazsak mı? Tarihi çöpe atsak mı? Kafamızı kaşısak, şapkamızı önümüze koysak mı? Ağır aksak yol alsak mı gezegenden uzaklara? Teşekkürü bir borç bilmeden sana da yol versek ya hani? Gittiğin yerden arar mısın bizi? Hangi giden aramamış ki geridekileri?!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder