30 Mayıs 2014 Cuma

Mektuplardan Bana Kalan (Bölüm 3)

- Bir küçük tekneyi verdik yalancı rüzgarların ardına,bir ora bir bura vurdu savurdu yörüngemizi kimsesiz dalgalara... Kaptan biz sanırken yolcu kamarasından baktık hep yine yeniden yolculuklara ,kimsesiz koylara baktık binbir açıdan... Savrulmak ne garip duygu,bilmek ötesiz dünyaları! Kıyısız okyanuslarda yol almak ne garip! Varmak neydi acaba o kutsal limanlara. Eski ne idi acaba yenilere varamadığımızı farkedip dururken. Yıllar önce atılan şişeler yine kendi kıyılarımıza vururken, hangi ümitleri dost edinecektik ki biz...

- Can çekişen duygularımı fırlatıp atarken dalgalı denize, kendimi sessizce kıyıya demirledim. Sonra seyre daldım dalgaların hırçınlığını. Yüzüme çarpttıkça tuzlu su, bir parça serinledi yüreğim. Hiç yanmamış gibi bile olurdum, olurdum da kadehler devriliyordu içeriye içeriye. Nefesimi tutup bekliyordum yenileri heyecan denemeyecek kadar zayıf bir duyguyla. Ve sonra sen göründün denizin ortasında. Sen okyanuslarda yüzdüğünü sanıyordun, bense kıyıya demirlediğimi. Birimiz denize, diğerimiz kıyıya hasret. Yüzmeyi bilmiyorduk belki de, yürüsek pabuçlarımız delik, su alıp boğulursak diye korkuyorduk. Yürüyemiyorduk. Hayat ayağımıza gelmezdi. Anlayamıyorduk.  Sarıldıkça ümitlerimize dağılıyor, dağılan her bir parçamız için yeni bir kadeh dolduruyorduk. Doluyor, taşmıyordu. Biz sadece gözlerimiz dolu seyrediyorduk. Ağlayamıyorduk. 


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder