1 Ekim 2014 Çarşamba

Yalnız Gezerin Düşleri (Altıncı Gezinti)

Fakat kalbimin sesini dinleyip, başka bir kalbi mutlu ettiğim zamanlar da oldu ve bu zevki her tadışımda, onu diğerlerinden çok daha hoş bulduğumu ifade etmek boynumun borcudur. Bu eğilimim güçlü, gerçek ve saftı. Ruhumun derinliklerindeki hiçbir şey onu yalancı çıkarmadı. Ne var ki, peşleri sıra sürükledikleri görevler zinciri yüzünden, yaptığım iyiliklere bir yük gözüyle bakmaya başladım. Böylelikle aldığım haz ortadan kayboldu ve başlangıçta hoşuma giden özeni devam ettirmek neredeyse dayanılmaz bir işkence halini aldı. Kısa süren refah dönemimde, benden yardım isteyen birçok insan oldu ve onlara verebileceğim hizmetlerin birini bile onlardan esirgemedim. Ancak canı gönülden yaptığım bu ilk iyilikler beni önceden tahmin edemediğim ve artık yakamı kurtaramayacağım bir yükümlülükler zincirinin altına soktu. İlk hizmetlerim, bu hizmetlerden yararlananların gözünde, devamı gelmesi gereken iyiliklerimin başlangıcından başka bir şey değildi. Herhangi bir bahtsızın bana kancayı takması için benden bir iyilik görmesi yeterliydi. Kendi isteğimle yaptığım bu iyilik sayesinde, kişi daha sonra ihtiyaç duyacağı her şey için sınırsız bir hak kazanıyor ve o ihtiyaçları karşılayamayacak durumda olmam bile bir mazeret sayılmıyordu. İşte bu yüzden en tatlı zevkler bile sonradan masraflı yükümlülükler halini aldılar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder