Bazen her şey korkunç gelir gözüne, çırpınır, bunalır, küfredersin. Rahatlamazsın. Ne yapsan olmaz, şükretmek hikaye gelir. Kimsenin bilmediği, kimsenin gelmediği, yalnız başına kalabileceğin, kendini ve kafanı dinleyebileceğin, huzur bulabileceğin bir yerlere kaçma ihtiyacı hissedersin. Kaçamazsın. Kapana kısılmış hissedersin kendini, sığmazsın dünyaya, dünyaları verseler dar gelir zira. Ama sonra bambaşka bir şey olur. Bir bebek doğar. Her şeyi değiştirir. O yenidir, hayattır, başlangıçtır, her şeyi unutturan, geride bıraktırandır. Ben bu ay bu mutluluğu iki kez yaşadım. Önce acısıyla, tatlısıyla, 12 senedir hayatımda olan canım arkadaşım, ailemizin kızı Ahu'nun bebeğiyle tanıştık. Doğduğu andan itibaren kanım ısındı ona. O kadar tatlı, pembe ve masumdu ki, şimdiden onsuz bir hayat düşünemiyorum bile. Bugünse kardeş yarısı kuzenim Seval'im kızına kavuştu. Artık ailemizin en minik ferdi olarak herkesin göz bebeği olacak çok güzel ve sağlıklı bir bebişimiz var. İki bebeği de şimdilik hem gribal nedenlerden hem de daha mini minnacık olduklarından doya doya göremedim ancak şimdiden varlıkları bile yetti hayatımda çiçekler açtırmaya. Allah her ikisine de onlar için hayal ettiğimizden çok daha güzel hayatlar, mutluluklar yaşatsın dilerim. Hayatları boyunca pişikten başka dertleri olmasın inşallah :) Hoşgeldiniz bebişlerim, sefalar getirdiniz :D
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder